Tıp Fakültesi

Hakkımızda

Prof. Dr. Mustafa Ayberk Kurt

Prof. Dr. Mustafa Ayberk Kurt, 
Dekan

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Web Sitesine Hoşgeldiniz!

2016-2017 akademik yılında ilk öğrencileriyle eğitim ve araştırma yolculuğuna başlayan İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi, kısa sürede oluşturduğu seçkin akademik kadrosu, nitelikli eğitim programı, uluslararası standartlardaki eğitim ve araştırma laboratuvarları ile ülkemiz ve kentimizdeki en saygın, tercih edilen tıp fakülteleri içerisinde hak ettiği yerini almıştır.

Kuruluşundan itibaren amacımız;

  • Kanıta dayalı ve nitelikli tıp eğitimini araştırma kültürü ve teknoloji ile birleştiren, akademisyen ile öğrenci arasında güçlü bir iletişimin olduğu öğrenci merkezli bir tıp fakültesi oluşturmak,
  • Eleştirel ve yaratıcı düşünebilen, bilimsel bakışı özümsemiş, insana ve insanlığa saygılı, mesleğine değer katabilen lider hekimler yetiştirmek ve
  • İnsanlığın ilerlemesine katkı sunan, evrensel düzeyde bilginin üretildiği bilimsel araştırmalar gerçekleştirmektir.

Sevgili Veliler,

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesinde çocuklarınızı yalnız iyi hekimler olarak değil, ailesine, vatanına ve tüm insanlığa faydalı bireyler olarak yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Büyük emekler ve fedakârlıklarla yetiştirdiğiniz çocuklarınızı güvenli ellere teslim ettiğinizden ve onlara kendi çocuklarımız gibi sahip çıkacağımızdan emin olunuz.

Sevgili öğrencilerimiz,

Yaşamınızın belki de en önemli tercihini İstinye Üniversitesi Tıp fakültesinden yana kullanmanızdan büyük bir memnuniyet duyuyor ve yoğun bir emek sonrasında gösterdiğiniz bu çok önemli akademik başarı için sizleri yürekten kutluyorum. Daha iyi bir gelecek inşa etmek, ülkenize, milletinize ve insanlığa katkı sunmak amacıyla almanız gereken eğitim için doğru yerdesiniz. Altı yıl sürecek olan eğitim ve öğretim sürecinizde, akademik ve idari kadromuzla birlikte, sizleri bu kutsal mesleğe hazırlamak için yoğun çaba gösterecek, eğitiminizin her aşamasında sizlere destek olacağız.

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Topkapı Kampüsümüzde alanında en iyi olan öğretim üyelerinden, en güncel teknik donanıma sahip derslik ve laboratuvarlarda, ana materyaliniz ve uğraş alanınız olan insanı ve insan vücudunun temel prensiplerini, hastalıkları ve hastalığa neden olan sebepleri, bilimsel bakışı, hekimliğin etik değerlerini ve toplum sağlığının temel kurallarını öğreneceksiniz.

Hastayı ve hastalığı, hastaya yaklaşımı ve hastayla iletişimi, tedaviyi, hasta bakımını, hasta güvenliğini, özetle “Hekimlik Sanatını” ise İstinye Üniversitesi Bahçeşehir Liv Hastanesi, İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa MedicalPark Hastanesi ve Ulus Liv Hastanesinde alanındaki en yetkin ve maharetli akademisyenlerimizden, hekimlik eğitiminin temelinde yer alan usta çırak ilişkisi içerisinde öğreneceksiniz. Eğitiminiz sırasında çeşitli kamu hastanelerinde gerçekleştireceğiniz stajlarla, sağlık hizmeti sunumunun kamudaki uygulamalarını öğrenme, öğrenci değişim programları ile sağlık sunumunun farklı ülkelerdeki uygulamalarını gözlemleme fırsatınız olacak.

Üniversitemizde bulunan Kök Hücre ve Doku Mühendisliği, Moleküler Kanser, Nörolojik Bilimler ve Tıbbi Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi son teknoloji le donatılmış merkezlerimizde tıp bilimi ve teknolojinin geldiği noktayı görecek, geleceğe yönelik vizyonunuzu şekillendireceksiniz. Bilimsel çalışmalara katılma ve katkı koyma azminde olanlarınız, araştırma projelerine katılabilecek ve araştırma projesi hazırlayabileceksiniz.

Özetle İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesinde alacağınız eğitiminiz boyunca, tıp eğitiminin gerektirdiği merak duygunuzu, çalışma ve öğrenme azminizi, insanlığa ve mesleğinize olan saygı ve sevginizi sürdürdüğünüz takdirde, fakültemizden gerek ulusal gerekse uluslararası ortamlarda mesleğinizi icra edebilecek bilgi, beceri, tutum ve davranışlarla donanmış hekimler olarak mezun olacaksınız.

İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesinde başlayacak olan hekimlik yolculuğunuz aydınlık olsun, merakınız ve umutlarınız hiç eksilmesin ve giyeceğiniz beyaz önlük asla lekelenmesin.

oktar asoglu

Genç Doktorlar, 
Dünyanın en eski ve en onurlu mesleğidir hekimlik. 
Ana materyali ve uğraş alanı insan olan bir meslek… 

Asırlar boyunca elde edilen birikimin, 
milim milim, damla damla 
alınteri ile ustadan çırağa aktarımıyla günümüze ulaşan uzun bir yolculuğun mesleği. 

İnsanlık tarihi boyunca değişimler gösteren; 
çağın her türlü bilimsel buluşlarından, 
teknolojik gelişimlerinden, 
ekonomisinden ve kültürel akımlarından etkilenen bir meslek… 

Önceleri doğaüstü mistik güçleri kullanmışız biz hekimler. 
Hastalığa yol açan kötü ruhları kovmak için ateşin çevresinde döne döne danslar eden, 
kimsenin bilmediği, 
ulaşamadığı, 
nice dağların zirvelerinden topladığı sihirli bitkilerle şifa dağıtan o insanlar bizim meslek öncülerimiz olmuş. 

Zaman hep akmış, yıllar yüzyıllar geçmiş. 
Bazen doğru bazen yanlış işlere imza atmışız. 
Öldürdüğümüz kurbağaya kızgın demirle dokununca meydana gelen kasılmaları hayata döndürebilme olarak algılayıp, ölülere 
bağladığımız bakır tellere gökten gelen şimşeğin elektriğini aktararak canlandırmaya çalışmışız. 

Öyle ki, insanları yeniden hayata döndürebildiğimizi düşündüğümüz bilimsel makaleler yayımlamışız. Sinemacılara ilham olmuş 
Frankestein’lar yaratmışız. Bazen gördüğümüzü değil, görmek istediğimizi anlamlandırmışız. 
İçimizden her zaman iyiler, kötüler, çok başarılılar, yetersizler, hayatlarını adayanlar çıkmış. 
Pasteur de biziz Mengele de. 
İbni Sina da biziz Albert Schweitzer de. 
Bazen aklımıza ve hırsımıza yenilip, direnmek yerine içinde bulunduğumuz koşullara uyum sağlayarak insanlık suçu işlemiş, 
insanlar üzerinde deneyler yapmışız. İnsanın beynini açmış, soğuk suda ne kadar yaşayabileceğini test etmiş, üzerlerinde 
ilaçlar, aşılar denemişiz. 
Bazen de Afrika’ya gitmiş insanlık yararına yaptıklarımızla Nobel Barış Ödülü’nü almışız. 

Çağlar değişmiş, biz değişmişiz. 
Ama bir şey hiç değişmemiş. 
Hekimlik onuru, kutsallığı ve insanoğlunun bizden beklentisi . 
Değerli arkadaşlarım 
Savaşların ve felaketlerin getirdiği acılara çözüm bulmak için yaptığımız gözlemler, 
buluşlar, 
ameliyatlar ile tıpta çığırlar açmışız. 
I.-II. Dünya Savaşları günümüzün modern tıbbının tedavi protokollerinin temelini oluşturmuş. 

İnsanlık suçlarının yaşandığı dönemlerde, savaşın arasında sıkışıp kalan o zavallı çocukların, yaşlıların, kadınların sağlık 
sorunlarını, barınma, eğitim ve beslenme sorunlarını çözmede de hep en önde yer almışız. 
Yeri gelmiş örselenmiş, yeri gelmiş övülmüş yüceltilmiş bir meslek grubu olmuşuz hep. 
Ama hep kıskanılmışız. 
Öylesine insana, 
yaşama dokunan bir meslektir ki bu.. 
Bir düşünün. 
Minicik bir bebeğin kalbini eliniz ile tutabileceğiniz hangi meslek var. Ya da beyninin içini görebileceğiniz. 
İnanılmaz bir duygu yoğunluğu yaşarsınız. 

Sevgili öğrenciler 
Bizler sizleri iyi birer hekim olarak yetiştireceğiz. 
İyi hekim kavramının anahtarı; 
evrensel doğrular, 
kanıta dayalı tıp ve hekimin alanındaki ehliyetidir. 
Ehliyet; 
uzmanlıktır, ustalıktır. 
Mimar Sinan’ın Ayasofya’nın karşısına diktiği Sultan Ahmet’tir. 

Sizler bugün burada hekimlik mesleğine ilk adımlarınızı atıyorsunuz. 
Biraz sonra beyaz önlüğünüzü giydirecek ustalarınız. 
Sizlere el verecek. 

Bu önlüğü şerefinizle taşıyınız, 
üzerine hangi koşulda olursanız olun leke düşürmeyin. 

Bilimden akıldan evrensel insani değerlerden asla vazgeçmeyin. 
Her zaman her koşulda mutlak doğruyu savunun. 

Sizlere bugüne kadar hep uyum yeteneği olanların yaşamını sürdürebildiği ve başarılı oldukları öğretildi. 

Hayır.. 
Hem de kocaman bir hayır. 
Unutmayın ki, Bilim itaatsiz insanların üzerinde yükselir. 
Her şeyi sorun, sorgulayın, araştırın, öğrenin.. 

Her başarının altında büyük bir emek, çaba ve alınterinin olduğunu sakın unutmayın. 

İstinye Tıp Fakültesinin genç doktorları 
Annenize, babanıza, toplumunuza 
Ve insanlığa sözünüz var unutmayın 

Genç Tıbbiyeliler 
Bu beyaz, lekesiz önlüğün 
Değerini bilin. 
Tıpkı hocalarınızın yaptığı gibi 
Onu 
Onurla 
ve gururla taşıyın..

Prof. Dr. Oktar Asoğlu